Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Az Bulutlu
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Pts 22°C
Sal 24°C
Çar 23°C
Per 23°C

Marmara Depremi Bölge İllerini Etkileme Potansiyeline Sahip

Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu, olası Marmara depreminde İstanbul’un yanı sıra bölge illerinin tamamını etkileme potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Gökçeoğlu, doğal tehlikelerin afete dönüşmesinin yapılaşma ve planlamadaki yanlışlardan kaynaklandığını vurgulayarak, deprem beklentisi olan bölgelerde hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Ayrıca, Marmara Denizi’ndeki fayın tetikleyebileceği deniz altı heyelanlarının tsunami etkisi yaratabileceğine dikkat çekti.

12 Mart 2024 12:12
5
Marmara Depremi Bölge İllerini Etkileme Potansiyeline Sahip

Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu, olası Marmara depreminde her zaman İstanbul’un gündeme geldiğini ancak depremin bölge illerinin tamamını etkileme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Gökçeoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zarar verme potansiyeline sahip doğa olaylarının, yapılaşma ve planlamadaki yanlışlar, mühendislik prensiplerinin yeterince veya hiç dikkate alınmaması sonucu afete dönüştüğünü vurguladı.

Özellikle depremlerin, afete karşı hazırlıklarını tamamlamayan, yoğun yerleşik nüfus ve ekonomik aktiviteye sahip bölgelerde gerçekleşmesi sonucu kayıp ve zararların arttığına dikkati çeken Gökçeoğlu, nerede hangi doğal tehlikenin gelişebileceğinin farkında olunması gerektiğini söyledi.

Gökçeoğlu, “Bu farkındalığa göre yapacağımız planlamalarla, seçeceğimiz yerleşimlerle, yapacağımız binalarımızla, kamu ve hizmet binalarımızla, demir yolu, kara yolu, otoyol gibi ulaştırma yapılarımızla; bunların altyapı sistemlerini, elektrik, kanalizasyon, su sistemlerini buna göre planlar, projelendirir ve yaparsak hiçbir doğal tehlike bizim için afete dönüşmez. Ufak tefek kayıplarımız olabilir ama afete dönüşmez.” dedi.

Depremin ardından deniz altı heyelanları tsunami etkisi gösterebilir

Karlıova’dan başlayıp Saros Körfezi’ne kadar giden Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun birçok segmentten oluştuğuna değinen Gökçeoğlu, bu segmentlerin neredeyse tamamının son yüzyılda kırıldığını dile getirdi.

Gökçeoğlu, kırılmayan iki segmentten birinin Marmara Denizi, diğerinin Bingöl-Erzincan arasındaki Yedisu segmenti olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla bu ikisi üzerinde bilimsel olarak da teknik olarak da deprem beklentisi var. Depremin, Marmara Denizi’nde daha yakın zamanda olması muhtemel çünkü 1999 depreminden 3 ay sonra Düzce Depremi gerçekleşti. Oradaki segment de kırıldı. 1912’de Saros Depremi var. 1912 ile 1999 depremleri arasındaki bölge şu anda depreme hazır biçimde bekliyor. Halk arasındaki deyimle artık eli kulağında bekliyoruz. Kimilerine göre bu iki parçada kırılır 7’yi bulmaz, kimilerine göre tek parçada kırılır 7,4’e ulaşır.”

Gökçeoğlu, Marmara Denizi’nde sismik çalışmalardan yola çıkılarak elde edilen verilerin olduğunu ancak deniz dibini karadaki kadar net göremediklerine değinerek, “Bu deprem ister 6,9 ister 7,2 olsun öyle ya da böyle İstanbul’u, Kocaeli’yi, Yalova’yı, Bursa’yı, Bandırma’yı hatta Tekirdağ’ı ciddi biçimde etkileme potansiyeline sahip. Yani Marmara Bölgesi’ne hep ‘İstanbul İstanbul’ deniyor ama o bölgenin neredeyse tamamını ciddi biçimde etkileme potansiyeline sahip.” değerlendirmesinde bulundu.

Depremi üretecek aktif fay Marmara Denizi içinde kaldığından kıyısı bulunan kentlerin etkileneceğine işaret eden Gökçeoğlu, İstanbul’a dikkati çekerken diğer şehirleri de gözden kaçırmamak gerektiğini çünkü fayın diğer illere de oldukça yakın konumda bulunduğunu söyledi.

Gökçeoğlu, Marmara Denizi’ndeki fayın kuzey bölgesinde olan ciddi boyuttaki deniz altı heyelanlarının depremin ardından tetiklenmesinin söz konusu olduğunu, bu nedenle tsunami etkisinin görülebileceğini kaydetti.

Bu kapsamda Anadolu yakasının Avrupa yakasına göre jeolojik açıdan biraz daha şanslı olduğunu belirten Gökçeoğlu, yine de yapı kalitesi, ulaşım ve altyapı ağının, yaşanması muhtemel depremdeki kayıpların boyutunu etkileyecek parametreler olduğunu anlattı.

İstanbul’daki yeni yapıların birçoğunun iyi mühendislik hizmeti aldığını ifade eden Gökçeoğlu, olası depremde İstanbul’daki köprü, tünel ve metro sistemlerinde hasar oluşmasını beklemediklerini, eski, birbirine girmiş, planlama ve mühendislik hizmeti doğru olmayan eski yapılarda ise hasarın kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.